İçeriğe geç

Aylar: Nisan 2017

UYAN

 

Bencillik… Herkesin başka bir insan için kullandığı, bilinçaltında kötü bir kimseyi damgalama amaçlı kullanılan, dokuz harf-üç heceden oluşan o berbatlık. Ne olursa olsun, etrafımızda mutlaka bencil insanlar buluruz kendimizce. Ama asıl bencilin kim olduğunun asla farkına varamayız. Biz, kendimiz…

Kafanızda oluşabilecek soru işaretlerini tahmin edebiliyorum. Ne demeye çalışıyor bu kız? Neden bahsediyor? Günlük hayatımızda birçoğumuzun yaşadığı, bizler için fazlasıyla basit, ama görmezden geldiklerimiz için hayatlarının dönüm noktası belki de.

Son dönemlerde haber bültenlerinin demir başları; trafik kazası-şu kadar ölü- , bilmem nerede patlama- şu kadar yaralı şu kadar ölü, helikopter düştü- şu kadar yaralı… Kimi kıl payı atlatmış, kiminin durumu ağır. Zahiyatsa her defasında farklı.

Kaç kişi oturup sonuna kadar izliyor o haberleri? Kumandayı eline alıp, kanalı değiştirmeyen kaç kişi var? İnsanların yakarışlarını, kalkan cenazenin ardında kalan hüzünlü kalabalığı, küçük bir çocuğun yanağından süzülen gözyaşını… Göz ardı etmeyip , bir nebze olsun o acıyı hisseden kaç kişi kaldı?

Türlü bahaneler uydurup gerçeklerden kaçmak boşuna. Gözlerimizi yumup kulaklarımızı tıkadığımızda, dışladığımız şey o acı değil aslında. Hayat… Ne kadar kısa ve acımasız olduğu. Birkaç gün önce görüştüğümüz bir insanın ölüm alabildiğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Hayat göz ardı edemeyeceğimiz kadar kısa.

Unutmamalıyız ki, o geçip dinlemediğimiz haberdeki herhangi birinin yerinde biz de olabilirdik. Belki uğurlananın arkasından ağlayan, belki ona destek olan, belki de daha fenası. İşte bu yüzden asıl bencil olan biziz. Elimizde olanın kıymetini ona sahipken bilmez, hor görür, incitiriz. Ama gün gelip de onu kaybedince…

O zaman gidenin yerini keşkeler ve vicdan azabı alır. Geri dönüşü olmayan bir boşluk oluşur. Bu gerçeklerin ancak yaşadığın gün yüzüne çarpmaması için uyan!  Kendine gel ve bencilliği bırak. Bırak ki içine işleyecek keşkeler azalsın, yaşayacağın hüzün katlanmasın. Kendine gel ki pişmanlığın yaratacağı vicdan azabı bir ömür boyu yüreğini dağlamasın. Elinde olan şansın ve yaşamın kıymetini bil ki kayıp gittiğinde ardında keşkelerini  bırakmayasın.

 

 

Dilara Peksaygılı

24/04/2017

 

Yorum Bırak

TEYZEME…

 

Şans… Tabiri kişiden kişiye değişen , kiminin hayatını adadığı, kimininse zerre kadar inanmadığı bir soyutluk… Bazıları için bir eşya haline bürünür, bazıları için bir duygu, bir cümle ,bir insan… Aile ve sağlık ise her insan için değişmez bir şanstır. Benimse bu iki kavram dışındaki en büyük şansım bir insan. Teyzem…

En başta anne yarısıdır teyze. Anne dışında bir tek onda hissedebilirsin aynı şefkati. Anne olmadığı zaman sığınacağın liman olur sana. Kendi evladından ayırmaz asla.

Yeri gelir, en yakın arkadaşın olur teyze. İçini döktüğün, sırlarını paylaştığın, hayallerine ortak ettiğin, sorgulamadan güvendiğin dayanağın olur. Kurduğun en ufak bir hayale bile destektir. Kanadını kırmak isteyenlere inat gözünden bile sakınır seni. Geleceğin için attığın her adımda hissedersin onu yanında.

Kimi zaman en has suç ortağın olur teyze. Sana zarar vermeyeceğine emin olduğu her şeyde destek olur koşulsuzca. Annenden saklamaya çalışsan bile teyze anlar, fark ettirmeden o kollar arkanı. Tehlikenin kıyısından döndürür, büyük yanlışları engeller ama kimselere ses etmez sen üzülme diye.

Gecenin en sessiz vakitlerinde bile kahkahalarla gülebildiğin kişidir teyze. Herkes uyur, ortalığa sessizlik hakim olur ama sizin kahkahalarınız kesilmez. Başladığın konuyu unutur bambaşka konularla noktalarsın sohbeti ama en çok da bu eğlendirir seni. Saçma bile olsa her konuyu konuşabildiğin insanlardandır teyze.

En mutsuz halinde bile sıcacık gülümsemesiyle ısıtır içini. Ne kadar söylenirse söylensin yine de kızamaz sana. Kendini üzmene el vermez gönlü. Ne yapar eder tekrar güldürür yüzünü. Hayatının vazgeçilmezlerindendir. Seni, senden çok düşünen koruyucu iki meleğinden biridir. Böyle şanslılar için de “teyzesinin kopyası”  lafı en güzel iltifatlardan bile değerlidir, çünkü gurur duyarlar teyzelerine benzemekten.

Bazen kimseler anlayamaz ne düşündüğünü, ne hissettiğini, neye kırıldığını… Annene sığınırsın böyle zamanlarda. Ama o kör kalabalığın arasında biri vardır ki yeri geldiğinde içini okur senin. Konuşmadan derdini anlatabileceğin, elini uzatsan tutabileceğin, kalbini kolayca açabileceğin ,  ne olursa olsun güvenebileceğin ,başına gelen en büyük şansındır teyze…

 

 

 

 

Yorum Bırak
Araç çubuğuna atla