İçeriğe geç

Aylar: Ağustos 2018

İÇİMİZDEKİ TEYZE

 

                                                           

Selamlar olsun! Yine bu tarz yazılarımda bir rutin haline gelmiş girizgahımla başlıyorum. Son otuz altı saatimin beni sıkıntıdan balona çevirmesinin sonucu olarak yine kendimce cins bir konu buldum. Çünkü şiştiğim kadar şiştim, kafayı başka yere yormazsam birisinin kafasında patlayacağım. Uzatmadan konuya giriyorum.

Duyuyor musun ey ahali!? İçindeki teyzeyi duyuyor musun?

Hiç öyle “Ne diyor bu manyak?” diye bakmayın bön bön. Kiminiz farkında bile değil belki; ama içeride bir yerde bacak bacak üstüne atmış, yanında çekirdek kasesi, buruşturduğu meymenet fakiri suratıyla günde bilmem kaç öğün bizi darlayan bir teyze var. Gün içindeki birçok hareketinde çitlediği çekirdeğin kabuğunu yüzüne yüzüne tükürmek suretiyle senin enerjini emen bir tip bu.

Nefes alsak “Burundan değil ağızdan alacaktın zekâ yoksunu!” diyebilecek kapasiteye sahip; nereden bulup aldığını bilmediğimiz lüzumsuz yetkisiyle bizlere yol-su-elektrik misali baş ağrısı- yorgunluk ve sinir olarak dönen bu mübarek teyze, insanı “Kör kuyularda ışıksız kalasın inşallah!” diye avaz avaz bağıracak noktaya getirdiği raddede çarşı pazarda desenli huni arama girişimleri başlar.

Eh, o zaman da “Hop dedik! Ne oluyoruz?” demiyorsak geriye ancak hayırlı olsun demek kalıyor. Nur topu gibi bir baskın iç sesiniz oldu! Bol delirmeli günlerde kullanın! Yahu sen buna dur demediğin sürece o senin kendi sesini bastıracak.

E ne diye bu eziyet kendine? Beddualarla üfürükçü teyzelere döneceğine “Nerede benim koli bandım?” diye aranıp kapasana çenesini o teyzeciğin. Sen kalkıp da emek sarf etmediğin sürece o teyze susmayacak. Oturup beklemen bir işe yaramaz. Çünkü o teyzenin uçak modu ya da sessiz tuşu yok.

Ya kendini dinlersin ve gerçekten içinden geldiği gibi davranırsın. Ya da o teyzenin cırtlak sesine katlanmayı kabullenir, hayatın boyunca o çekirdek kabuklarını suratına atmasına maruz kalırsın. Seçim senin.

Yorum Bırak
Araç çubuğuna atla