İçeriğe geç

TUZ, KABARTMA TOZU VE MAYA

                               

Her hamur belli bir miktarda malzemeyi kaldırır değil mi? Alabileceğinden fazla tuz, maya ya da kabartma tozu tadını değiştirir, şeklini bozar. Taşıyamadığı fazlalıkları bir şekilde belli eder. İnsan da aynen böyledir. Sonradan gördüğü şeyleri taşıyamamanın yüküyle benliğini kaybeder.

Çalışmadan, kolay yolla elde edilen para fazla tuz gibidir. Tadı değiştirir, kaliteyi bozar. Önceden kalan açıklarını bu yolla kapatmaya uğraşırken sahip olduklarını da yitirmesine yol açar. Ama ailesinin hiç görmemişçesine para saçarak büyüttüğü bir çocuk doğuştan bu tatla doğar. Ve kendini hep normal sanar. Aşırı davranışlarının farkına varmaz.

Bir gayret göstermeden elde edilen mevki kabartma tozu gibidir. İnsanı içten içe büyüdüğüne, önemli olduğuna inandırır. Ama gün geçtikçe karakterinden eksilenler geri dönüşü olmayan boşluklar yaratır. İyiliğini, vicdanını, gerçekliğini yitirir ve içinde bulunduğu sarhoşlukla bunun farkına bile varmaz.

Maya ise insanın karakteridir. Eğer bu maya küçüklükten itibaren sağlam bir biçimde işlenirse hiçbir şey işlemez ona. Hayatına sonradan giren, yaşamının gidişatını belirleyen şeyler onu etkilemez. Çünkü ne olursa olsun geldiği, yetiştiği yeri unutmaz. Karakterinden asla ödün vermez.

Ama bu maya daha en başından ilgisizce önemsenmeden bırakılırsa asla olması gerektiği gibi olmaz. Hep bir şey eksik kalır karakterinde. Kiminde saygıdır, kiminde sevgi, kiminde vicdan… Ve tamamlanamayan bu boşluk taşıyamadığı ağırlığın üstüne çökmesine sebep olur. En kötüsü ise bu ağırlığın etkisiyle insanlığını kaybetmesi olur.

 

 

Tarih:Gazete Yazıları

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla